YAZMAK HAKKINDA


Yazmak



Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum! (Sylvia Plath)


23/03/2015

“İkra” ilk nazil ayet. Hepimiz duymuşuzdur ilk ayetin nasıl nazil olduğunu ilkokul din derslerinden ve anlamının ne olduğunu. “Oku, yaradan rabbinin adıyla...” Peki ama neyi? Okuyacak bir şeyler yazmazsak neyi okuyacağız. Sanırım çoğumuz bunu hiç düşünmedik. Okumanın ilk şartı nedir diye sorsalar hiç düşünmeden okuma bilmektir deriz. Bence okuma bilmekten önce yazmaktır okumanın ilk şartı. Yazmak ise düşünmeyi gerektirir. Çok okumak ile bilge biri olunamayacağı kanısındayım. Elbette okumak bize yeni görüşler katar fakat bunlar başkasının görüşüdür ve sınırlarımızı yazanların hayal gücü çizer. Tasavvur ettiklerimiz yazanın tasvirinden biraz ileri geçer en iyi tarafından bakarsak.


İşin dini boyutunu bir kenara bırakalım çünkü henüz o boyutu yazacak bilgim yok. Aslına bakarsanız hangi boyutta yazdığımın bile farkında değilim fakat okumak için ilk şartın yazmak olduğunu düşününce hangi boyutta yazdığımın önemi de yok sanırım. Süslü cümlelerim cafcaflı kelimelerim olmayabilir ama ne kadar basit olsa da, yazmak düşündüğümü hissettiriyor bana. Bunun okumaktan daha güzel bir his olduğunu söyleyebilirim.


Önceden daha çok yazıyorduk sanırım. Yıllar geçtikçe okumanın basitliği yazma zevkinin önüne geçti. Okumakta yerini resimlere bakmak ve altına gülücük kondurmaya bıraktı. Duygularımızı anlatamaz, gördüklerimizi tasvir edemez olduk. Zorla yazdığımız o kompozisyonlarda ‘iyi, kötü, güzel, çirkin, büyük, küçük’ haricinde sıfat bulamadık ve hep yarım kaldı anlatacaklarımız. Bunun sebebi okumamız mı yoksa yazmamamız mı? Belki de tamamen farklıdır sebebi ancak yazmanın katkısı görmezden gelinemeyecek kadar çoktur.


Biz yazmadıkça yabancı kelimeler girdi dilimize. Biz yine okumakla kaldık. Türkçemizi koruyalım demekle yetindik. Yazmazsak nasıl koruyabileceğimizi hiç düşünmedik. Bu cümleyi yazdığımda farkettim ki ne zaman ‘yazmama’ fiilini kullansam ardından ‘düşünmeme’ fiili geliyor. Acaba yazmalıyız demek yerine düşünmeliyiz mi demeliyim. Yok yok, eğer düşünmüyoruz desem “Ben düşünüyorum sen düşünmüyorsun, kendi adına konuş” sözlerine maruz kalırım. Kimse yediremez bunu kendisine. Yazmak somut olunca ve ellerinde gösterecek yazıları olmayınca ses çıkacağını sanmıyorum. Düşünmediğini düşünemeyenler bir kenarda dursun, yazdıkça düşünüyorum düşündükçe yazıyorum ben. Belki yolun başındayım ama bir mum yaktım kendime karanlıktan şikayet edenlerin aksine.


Günlük yazardık yarı yıl tatilinde. Yazma alışkanlığı kazanmak için güzel bir yöntem evet ama pek başarılı olduğunu düşünmüyorum ben. Cümlelerimiz “Bugün bunu yaptım - Şunu aldım - Onu gördüm” den öte gitmezdi günlük yazarken. Bunun yerine rüyalarımızı yazabilirdik mesela. Birinden diğerine geçiş sağlamak için rüyaların, düşünmemiz gerekirdi. Hayal gücünün sınırı olmadığı rüyalara hükmeder, gerçeklikten öte adım atar, absürt olsa da kendi hayalimizi yazardık. Belki bir roman çıkardı ortaya o yaşta bir çocuktan.


“Yok daha neler, saçma sapan düşünceler bunlar” diyecek olan varsa rüyalarının ne kadar saçma olduğunu düşünmeni tavsiye ederim ve ne kadar saçma olursa o kadar hoşuna giden bir rüya olduğunu. Uçmak mesela, hep küçükken düşünürüz keşke uçabilseydim diye. Büyüdükçe ne değişir de vazgeçeriz bu hayalimizden. Ben hiç dedemin “Keşke uçabilsek ne güzel olur değil mi?” dediğine şahit olmadım. Büyüdükçe beslemeyi mi unutuyoruz hayal gücümüzü. Her şey zaten çok gerçekçi değil mi bilmem neresine sövdüğümüz dünyada. Parça ile anlam bütünlüğü oluşturmayan kısım burası sanırım.


Şiir mi yazmak istiyorsun? Aklına geldiğince yaz. Hiçbir kurala uymak zorunda değilsin. Kafiye, redif, hece ölçüsü, ünlü uyumu... Hayalini sınırlandırma başkalarının koyduğu kurallar ile. Roman mı yazmak istiyorsun? Aklına geldiğince yaz. Baş karakterini oluştur. Kimin ne düşündüğü o karakterin hiç umrunda değil. Birini eleştirmek mi istiyorsun? Aklına geldiğince eleştir. Sevdiğin özelliklerini, sevmediğin özelliklerini korkusuzca yaz. Birine sevdiğini haykırmak mı istiyorsun? Kalbinden geçtiği gibi yaz. Bu seni daha çok bağlayacaktır ona.